Kadınlarda cinsel istek

Kadınlarda cinsel istek
Paylaş
 

Kadınlarda cinsel istek belirtileri nelerdir, kadınlarda cinsel istek nasıl arttırılır, kadınlarda cinsel istek ne zaman artar? Makalemizden öğrenebilirsiniz.

 

Kadınlarda cinsel istek ilk olarak beyinde başlar. Bazı sinir yolları aracılığıyla omurilikten geçip cinsel organlara ulaşır. Bunun sonucu tahrik olan kadınların vücudunda birçok değişiklikler meydana gelir. Fark edilen ilk değişme, vajinalarındaki ıslanma ve klitorislerindeki kabarmadır. Bunu, cinsel etkinlik devam ettiğinde vajinanın uzayıp genişlemesi, cinsel bölgedeki sinirlerin uyarılması, vajinal dokularının kalınlaşması, klitorislerinin kanla dolması ve büyümesi izler. Ardından meme uçları sertleşir, iç dudaklar ve klitorisleri biraz daha şişer ve renk değiştirir, memeleri büyür , dış dudaklar yanlara çekilerek birleşmeyi kolaylaştırır. Boşalmaya yakın ise kasılma ve terlemeleri başlar, gözleri parlar, göğüsleri daha duyarlı olur, cinsel organlarının dış ve iç kısımlarındaki kan yoğunluğu artar, kalp atışları hızlanır, ciltleri kızarır, kan basınçları yükselir ve solunumları sıklığında artış görülür. Boşalıncaya kadar kasları gerilir, tenlerinde daha da artan bir duyarlılık olur. Buna rağmen, kadınlar boşalmak için son bir darbeye ihtiyaç duyar ve bunun için istemli şekilde kaslarını kasmaları gerekir. Boşalma anında da, başta vajinalarında ve rahimlerinde olmak üzere vücutlarında sanki bir “silkinme nöbeti” gibi bir dizi ritmik kasılmalar oluşur. Kadınlarda boşalmaya “gelme” denir. Bu “gelme” eylemi erkeklerdeki boşalmaya benzese de, erkeklerdeki gibi gözle görülecek bir meni çıkışı yoktur. Zevkli bir boşalma esnasında, kadınlar istemsiz sesler çıkararak yüz ifadeleri değişebilir. Son anda ise tüm bedensel fonksiyonları yavaşça tekrar normale döner ve sakinleşirler. Sonuç olarak, fiziksel ve ruhsal bir doyuma vardıkları için her türlü gerginlik ve stresten arınırlar.

Cinsel problemlerin çoğu çiftlerin uyumsuzluğundan ve sağlıklı iletişim kuramamalarından kaynaklanır. Bayanlar cinselliğe karşı ilgisizlerse, sevişmekten kaçabilir ya da ye­terince uyarılmadıkları için cinsel ilişki­nin acı verdiğinden bahsedebilirler. Bu durumda erkeler, onları nasıl uyaracaklarını bilemez ve bu yüzden, kendilerini başarısız hisse­debilirler. Erkeklerin “elektrik ampulleri” gibi hemen yandıkları ve seks yapmaya hazır hale geldikleri, kadın­ların ise “ütü” gibi yavaşça ısındıkları ve geç uyarıldıkları söylenir. Bu genelleme çoğu kez doğrudur. Bir başka genelleme ise kadınlarda cinsel istek için yapılır:

 

Kadınlarda cinsel istek dalgalara benzer

Kadınlar değerli olduklarını ve sevildiklerini bir erkeğin gözlerinde, sözlerinde ve davranışlarında hissettiklerinde ya da gördüklerinde, hem kendilerine verdikleri değer hem de, cinsel istekleri tıpkı dalgalar gibi ilk olarak yükselir daha sonra yavaşça alçalır ve azalır. Diğer bir değişle, kendilerini çok iyi hissettiklerinde kadınlarda cinsel istek zirveye çıkar ama birdenbire ruh halleri değişirse dalgalar gibi dibe vurabilir, yani kadınlarda cinsel istek azalabilir. Fakat bu düşüş geçicidir. Dibe vurduktan sonra aniden ruh halleri yeniden değişebilir ve kendilerini yine iyi hissedebilirler. Bu durum, otomatik olarak dalgaların yükselmesine işarettir. “Bazen yükselmek için dibe vurmak gerekir…”

Kadınların dalgaları yüksekken verecekleri bolca sevgileri, erotizmleri ve cinsel istekleri bulunur. Ancak düşerken kendi içlerindeki yoğun boşluğu hissederler ve bu yüzden, koşulsuz bir sevgiyle doldurulmasını isteyip, oldukları gibi kabul edilmeyi beklerler. Bu dibe vurma aynı zamanda kadınlar için “duygusal arınma” olarak adlandırılır. Eğer kadınlar iyi olmayan duygularını bastırmış ya da geçmiş çocukluk dönemlerinde duygusal ve fiziksel travmalara maruz kalmışlarsa, iniş dönemlerinde geçmiş travmalarını yenilemeye, olumsuz duygularıyla beraber tatmin olmamış ihtiyaçlarını yeniden hissetmeye ve hissettirmeye başlar. Geçmiş her zaman tekrar eder… Mekânlar değişir, zaman değişir, oyuncular değişir ama roller her zaman aynı kalır! Bu dönemde sorunlarından bahsetme ve seslerinin duyulup anlaşılması gibi gereksinimlerinin yanı sıra sevilmek, anlaşılmak, ilgilenilmek, konuşmak ve saygı görmek gibi doğalarına özgü ihtiyaçlarının da karşılanmasını beklerler. Çünkü kadınlar, kendilerini dinleyip anlayan, sahiplenme duygusu olan, dokunarak ve bakarak sevgilerini belli eden anlayışlı erkekler isterler. Kadınların kendilerinin başarısızlığa uğradıklarını düşündükleri ve savaşamayacak kadar aciz hissettikleri tek konu kendilerini değersiz hissetmeleridir. İşte size bir tüyo; kadınlar çoğu zaman değerli ve sevilmeye layık olduklarını hissetmek isterler. Bunu hissettirebilmek için ise erkekler kadınların gururunu okşamalı, her akşam en az yarım saat ellerini tutup, gözlerinin içine bakıp sadece onları dinlemeli ve anladıklarını hissettirmeli, şefkatli olmalı ve her daim arkalarında olduklarını belirtmelidirler.

Kadınların dalgalanıp durulmaları aynı “dipsiz ve karanlık bir kuyuya düşme” deneyimi gibidir. Kadınlar kuyuya indiklerinde farkında olmadan kendi bilinçdışlarına, terk edilme ve reddedilme gibi durumlar içeren geçmiş travmalarına, karanlık ve karmakarışık duygularının içine çekilmiş olurlar. Bu nedenle, birdenbire bir sürü belirsiz hisler yaşamaya başlayabilirler. Yapayalnız veya terk edilmiş olduklarını ya da hiç desteklenmediklerini düşünüp umutsuzluğa ve çaresizliğe kapılabilirler. Kadınlar kuyuya düştüklerinde, içlerindeki kırılgan küçük kız, eski duygularıyla bağlantıya geçer, birdenbire aynı çocukluklarındaki gibi algılarlar hayatı ve erkekleri… Örneğin sanki babası onlara zaman ayıramayacak kadar meşgul olduğunda yaşadıklarını yeniden hissetmeye başlarlar. Eski, çözümlenmemiş öfke ve güçsüzlük hisleriyle bağlantıya geçerler. Eğer hissettikleri acıyı paylaşma ve inceleme şansı bulurlarsa daha derin duyguları da su yüzüne çıkabilir. Böylece dibe vurduktan sonra kendilerini çok daha iyi hissederler, yakınlığa ve içtenliğe güvenmeyi öğrenirler. Kadınlar heyecanlı, üzüntülü, kafası karışık, bitkin ya da umutsuz olduklarında koşulsuz sevgi ve saygı arar, yalnız olmadıklarını hissetmek ister, duygularını paylaşmayı, anlayış ve değer görmeyi arzular ama en çok kendilerini dinleyecek birine gereksinim duyarlar. Bu nedenle, dibe vurduktan hemen sonra, sevildiklerini, değerli olduklarını ve desteklendiklerini hissederlerse, otomatikman ruh halleri zaman geçtikçe iyileşir. Hatta düşme eylemi kadar hızlı bir şekilde kendiliğinden yükselerek, yeniden ilişkilerinde sevgi ve cinsel istek duymaya başlayabilirler.

Kadınların yakın ilişkilerinde sevgi verme ve alma özellikleri genelde kendilerini nasıl gördüklerinin bir yansımasıdır. Kendilerini iyi bulmadıkları veya beğenmedikleri zamanlar, partnerlerine karşı kadınlarda cinsel istek oluşmaz, hoşgörülü ve olumlu olamazlar. Dalgaları dibe vurduğunda bezgin, yorgun ya da duygusal açıdan çok tepkili olur, kendilerini daha zayıf ve daha fazla sevgiye gereksinim duyar bir halde bulurlar. Erkeklerin bu dönemlerde kadınların duygusal ihtiyaçlarını anlamaları ve seks yapmak için onları zorlamamaları oldukça önemlidir. Çünkü cinsel isteksizliğin çözümünde kadınların kendi bedenlerini öğrenmeleri ve cinsel fanteziler kurmaları kadar partnerleriyle sağlıklı bir iletişim içinde olmaları ve ilişkilerini flört havasında yaşamaları da büyük önem taşır. Kendini sevmeyen kadınlarda cinsel istek artışı ve seksten zevk almak mümkün değildir.

Kadınlarda cinsel isteksiklik söz konusuysa, öncelikle kendi vücutlarını ve cinsel organlarını tanımalarına dair aşk oyunlarıyla cinselliklerini yeniden keşfetmeleri gerekiyor. Çift olarak, erotik masaj ile gevşemeyi arttırdıktan sonra, nelerden hoşlandıklarını veya hoşlanmadıklarını paylaşarak cinsel yaşamlarında ilerleme sağlayabilirler. Kadınların haftada en az üç defa cinselliği düşünmeleri, erotik kitaplar okuyup, erotik filmler izleyerek ve erotik fanteziler kurarak cinselliğe olan ilgilerini artırmaları, partneriyle yaşadıkları çekici ve güzel deneyimleri hatırlamaları içlerinde cinselliği tekrar yaşama arzusunu uyandırabiliyor.

Sonuç olarak, kadınlarda cinsel istekleri, aşkı ve hayatı ertelememeli, şu an ve şimdiyi hakkıyla yaşamalı, hayatın, zamanın, cinselliğin ve aşkın içinden bir şeyler kurtarmalı, huzuru kendi içlerinde, yüreklerinde yaşamalıdır. Bir yerlerde tıkanıp kaldıklarında yani kadınlarda cinsel isteksizlik yaşadıklarında, yüzlerini doğaya dönmeli, sevip üretmeli, yüreklerini ferahlatacak yeni yollar seçmeli, yeni cinsel yollarla tanışmalı ve yeni keşifler yapmalılardır. Hep hayalini kurup “zamanı gelince yaparım” diye erteledikleri ne varsa gerçekleştirmeyi denemelilerdir. Çünkü yeni şeyler denemek ve severek üretmek ruha şifa verir…

Kadınbakış olarak sizin için hazırladığımız Cinsel ilişkinin faydaları adlı makaleyi okuyabilirsiniz.

  • Site Yorum

Bir yorum bırak

REKLAM
2013mersin